Wednesday, May 18, 2016

Papatyalı sofra


Bu gün biraz rahatsızım.. Sabahtan beri bir elimde kitap, bir elimde ipad yatağın içinde dönüp duruyorum.. Ara ara Ares de ziyaretime gelip sevdiriyor kendini.. Snap ten de arada bir bu tembel hallerimizi yayınlıyorum.. Merak ederseniz snap chat adresim de : Sahildeki Ev



Durum böyle olunca bugün bütün yemekleri Sevgili hazırladı.. Akşam yemeği de ondan, biraz kendimi iyi hissedersem belki kalkar sofrayı da ben kurarım ama şimdilik yatıyorum.. Ama tabii yattığım yerden size sofra fotoğrafları gönderebilirim değil mi? Bu fotoğrafları bu ayki Maison Francaise dergisinin country eki için çekmiştim.. Nisan ayıydı, Datça'da her yer papatya doluydu.. Havaların ısınması ile papatyalar da yavaş yavaş bir sonraki mevsime kadar yaz uykusuna yattılar..

İşte o güzelim papatyalarla mutlu akşamlar bizden size..




Monday, May 16, 2016

Hafifliyoruz, rahatlıyoruz...

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi dün yani pazar günü Datça'da sokak hayvanları yararına kurulan ve genellikle ikinci el eşyaların satıldığı pazara/ kermese bizde katıldık.. Aslında oradaki köpekleri, tezgahları bol bol fotoğraflamak, sanap chat de yayınlar yapmak istiyordum ama daha ilk eşyayı tezgaha koyar koymaz satış yapmaya başladık ve öğle saatlerinde yağmur başlayıp eve dönünceye kadar da hep ayaktaydık. Değil fotoğraf çekmek başka tezgahlarda neler var bakamadım bile..


Tezgahı kurarken masaları yerleştirirken bayağı bir acemiliğimiz oldu ama tabii bu daha ilk seferimizdi.. Bir daha ki sefere çok daha organize olarak gideceğimize eminim.. Neler iyi satıldı derseniz fiyatları uygun tutarsanız neredeyse her şey.. Tabii en çok ev aksesuarları ilgi gördü.. Kullanmadığım takılar tahminimin çok üzerinde ilgi gördü.. İkinci el kıyafetlerde ise temiz ve ütülü olanlar, sezon gereği yazlık giysiler müşteri buldu diyebilirim.. Fiyatları ise yurt dışında gezdiğimiz bit pazarlarını örnek alarak mümkün olduğunca düşük tutmaya çalıştık.. Çünkü burada amacımız hem evdeki fazlalıklardan kurtulmak, hemde sokak hayvanları için bir şeyler yapmaktı.. 




Sonuç derseniz, fazlalıklardan kurtulmak, hafiflemek , rahatlamak açısından çok başarılı oldu.. Geriye çok az eşya getirdik, çoğunluğu da benim yanlış seçim yaptığım ikinci el kıyafetlerdi. Bu sabah geri getirdiklerimi yerleştirirken dolaplarımın rahatlamış halleri beni öyle mutlu etti ki anlatamam.. Şimdide bir sonra ki için acele etmeye başladık bile..

Bu pazardan kazandığımız paralarla da daha önce de yazdığım gibi tüylü sokak çocuklarına yardım etmeye devem edeceğiz.. Dün hatta bizim standa gelen veterinerimiz ile, senin için kazanıyoruz bu paraları diye şakalaştık..

Evet bizim pazar maceramız böyle geçti, bir de hava güzel olsaydı her şey dört dörtlük olacaktı ama yine de çok güzeldi her şey..


Thursday, May 12, 2016

Bırak dağınık kalsın...

En son galiba Maison Francaise dergisi için bu fotoğrafları çektiğimde bu küçük odamız bu kadar derli topluydu.. Sonra İngiltere'den kayınbiraderim bizde gelip bir süre kaldı. O zaman bu odayı ona verdik.. O gider gitmez de ben odayı yine kolilerle doldurdum..

Bu Pazar günü Datça'da Sokak hayvanları koruma derneğine yardım amacıyla bir kermes/pazar var.. Genelde yiyecekler, içecekler ve ikinci el eşyalar satılan çok keyifli bir ortam oluyor..


Bu yıl bizde katılalım dedik.. Onun için evden satılabilecek bir sürü aksesuar ayarladım, kolilere yerleştirdim ama şimdi Pazar günü yağmurlu olacak deniyor, onun için iptal edilebilir.. Bende kolilerimle bir süre daha yaşamak zorunda kalabilirim anlayacağınız.. Ama eğer hava düzelir de iptal olmazsa ve sizde Datça'daysınız mutlaka bekliyorum.. Bizim evde gördüğünüz bir takım aksesuarlar, yıllar içinde yurtdışından taşıdığım bir sürü bişey bişey hepsi orada olacak.. 


Eğer bu kermeste biraz satış yapabilirsek, bizim kazandıklarımız da yine sokak hayvanlarına gidecek..  Datça'da yaşamaya başladığımızdan beri sokak hayvanlarını kısırlaştırmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar görüyorum. Her kış o kadar çok yavru telef oluyor ki anlatamam, ki burası bir de sokak hayvanlarının Türkiye geneline göre çok daha rahat yaşadığı ve kış aylarında iklimin ılıman geçtiği bir yer.. İnsanlar yüzünden yaşadıkları sorunlar sadece yaz aylarında bir iki aylığına buralara gelip etrafta kedi köpek görmek istemeyen yazlıkçılardan oluyor.. Buna rağmen yavruların çoğu bir iki ay içinde ölüp gidiyor, sık sık doğum yapan annelerde arkalarından... Kısırlaştırılmış hayvanlar ise çok daha rahat, ve  uzun yıllar yaşamaya devam ediyorlar..

Snapchat hesabımda sokak köpeği Badem'i sık sık görüyorsunuzdur.. Dünya tatlısı inanılmaz bir sokak köpeği.. Kedilerle, insanlarla arası çok iyi.. Bizim Ares'in bile kankası oldu. Bir ay kadar önce onu kısırlaştırdık, tüm aşılarını yaptırdık... Amacımız eve alamasak da dışarıda ona uzun yıllar bakmak.. Bu kermesten kazanacağımız paralarla hedefimizde kısırlaştırmak, aşılarını yaptırmak için başka sokak hayvanları da var.. 

Neyse konuyu uzattım ama sanırım siz benim ne demek istediğimi anladınız.. Dolayısıyla eğer yağmur yağmazsa bu Pazar bu civarlarda olanları bekliyoruz..


Tuesday, May 10, 2016

Tuzlu tuzlu yaz kahvaltıları...


Yaz kahvaltılarının pratik olmasını seviyorum..  Sabahları genellikle yürüyüş yapıp sonrasında da denize girerim.. Yürüyüş ve deniz sonrası insan kendini gayet zinde ve dinç hissederken oturup detaylı ve ağır bir kahvaltı hazırlamak çok işime gelmiyor.. Blogda daha öncede yazmıştım, en sevdiğim yaz kahvaltılarından biri labne peynirin içine dereotu, maydonoz, nane, kekik gibi taze otlar doğrayıp, kimi zamanda onu baharatlarla süsleyip kızarmış ekmeğe sürüp çay eşliğinde yemektir..


 Geçenlerde Feast Gıda'nın yemek danışmanı sevgili Dilek Yetkiner beni çok hoş bir ürünle tanıştırdı. Çeşnili deniz tuzları - Salted Goods.. Tabii hemen en sevdiğim yaz kahvaltısında denemeye başladım.. Fesleğenlisi, kuru domastesli ve şarap lezzetli tuzlar benim bu çok sevdiğim yaz kahvaltıma çok çok yakıştılar ve ayrı bir lezzet kattılar.. Trüf mantarlıyı ise omlette kullandım.. Tabii asıl macera bu mevsimin güzeli ve illaki tuzlanarak yenecek yeşil erik te denemekti bu özel tuzları.. Valla ne diyeyim bizim 40 yıllık yeşil erik ve bu gurme tuzlar pek sevdi birbirini.. Salted Goods'un sitesinde bu tuzları kullanabileceğiniz pek çok yemek tarifi var ama ben yine de kendi mutfağımda yeni tatlara yelken açtım bunlarla..

Dilek Yetkiner'in yemek tarifleri verdiği sitesine buradan, Salted Goods'un sitesine ise buradan ulaşabilirsiniz..




Harika bir gün diliyorum hepinize...





Yaz geliyor artık...

Yavaş yavaş yaz hallerine girmeye başlıyoruz artık.. Hem biz, hemde evimiz.. Geçenlerde yazlık kışlık değişimi yaptım, artık hava ne kadar serinlese de, altı yaz üstü kış hesabı üstümde kazak, altımda şortla gezmeye başladım.. Evde de yavaş yavaş yazlık aksesuarları kullanmaya başladım.. Siz bu fotoğraflarda görmüyorsunuz ama özellikle ikili koltukların üzerine pastel tonlarda kalın havlular falan serdim.. Nedeni derseniz bizim Hera deniz sezonunu açtı.. En büyük zevki denize girip kumlara bulanıp kurulandığını zannettikten sonra, eğer biz etraflarda yoksak bu ikili kanepelere yatıp deniz sonrası keyfi yapmak..:))


Artık şömine sezonu da bitti.. Kışın sıcaklık zarar verir diye üzerine çok fazla bir şey koyamıyorum ama şimdi yaz aylarında okumayı planladığım polisiye ve macera kitaplarını onun üstüne dizdim..


Siz neler yapıyorsunuz? Başladınız mı evleri yaza hazırlamaya?

Ve evet biliyorum siz yazmadan söyleyeyim, duvarlardaki tabloların bazıları eğri:))

Keyifli geçsin gününüz..




Thursday, May 5, 2016

Sahildeki Ev Maison Francaise'de..

Evet Maison Francaise'nin mayıs sayısında Sahildeki Ev'den fotoğraflar ve Datça'ya taşınma hikayemiz var.. Yine kendi çektiğim fotoğraflarla, böylesine güzel bir derginin sayfalarında yer almak benim için çok büyük bir mutluluk ve tabii bunu sizlerle paylaşmasam olmazdı..

Sahildeki Ev'in de yer aldığı country / kır evi eki, bu tarzı sevenler için harika bir kaynak olmuş.. Bu tarzı sevenlerin çok olduğunu biliyorum onun için aman kaçırmayın derim..



Our small house once again found a place in the May issue of Maison Francaise- Turkey.. It's always such a big privilege to appear on the pages of this great magazine with my own photos..I am sooo happy..


Friday, April 29, 2016

Tilkişen - Yabani Asparagus

Datça'ya taşınmadan bilmezdim tilkişen falan.. O zamanlar sadece yaz aylarında gelirdim, o mevsimde de otların çoğunun mevsimi geçmiş olurdu.. Ama şimdi öyle mi? Mesela baharın kraliçesi tilkişen yani yabani asparagus en sevdiklerimden oldu..


Daha öncede yazmıştım sanırım.. Burada Datça'nın yerlilerine otları nasıl pişiriyorsunuz diye sorsanız alacağınız standart cevap, soğanla kavur üzerine yumurta kır olur.. Ben çoğunlukla haşlayıp, zeytinyağ ve limon ile soslayıp salata gibi yemeyi severim ama tilkişen'e yumurta kırmak çok yakışıyor..Ama ben biraz daha farklı olarak taze soğan ve taze sarımsakla kavurup yemeyi çok seviyorum, süper lezzetli bir şey oluyor..


Geçenlerde Monica yazdığı blog yazısında bir Girit inanışından bahsetmişti.. Onlar bahar gelip bu bitkiyi yediklerinde bir yıl daha yaşamayı garanti ettiklerine inanırlarmış..Bu bahar bende neredeyse her hafta bir kez yedim, inşallah bir daha ki baharı görmek nasip olur diyelim..


Wild asparagus which is picked locally by the villagers is a favorite of mine during spring time.. Here they usually fry them with chopped onions and crack an egg on them.. My favorite is frying them with green onions and fresh garlic..