Friday, May 22, 2015

Her eve bir marin köşesi lazım...

Kimi yerlere yaz gelmiş, kimisinde köşe başında.. Deniz kenarında olmayanlar şöyle üfül üfül sahil kenarlarını özlüyordur. Sahil kenarında ki ben bile feci yaz hallerine girdim.. Sabahları ve akşamları halen serin olsa da illaki şort ve parmak arası sandaletlerle dolaşacağım diye direniyorum..

İşte tam da bu zamanlar, her nerede, hangi ruh hali içinde olursanız olun her eve mavi, beyazlarla bezenmiş bir marin köşesi lazım..




Ben bu köşemi oluştururken www.bchome.com.tr nin marine temalı yastıklarını ve runner ını kullandım.. Tabiki masayı kurarken de en sevdiğim mavi emayelerim bana eşlik etti.. Aslında önce fotoğraf çekmek amacı ile kursam da sonra oturduk bir güzel yemeğimizi burada yedik.. Bu renkleri, bu dekoru bu köşede çok sevdim ben.. Bilirsiniz sık sık orayı burayı değiştirir dururum evde ama sanırım bu köşe tüm yaz boyunca böyle kalacak.. 



I love using marine concept at our home.. Well, we are living at the beach and there might not be nothing extraordinary about it but I think every house deserves a marine themed corner during summers.. I chosed my cushions and the runner from www.bchome.com.tr  

I love changing thing at home constantly but I think I will keep this corner like this till the end of summer..





Bu arada ben fotoğraf çekerken benim küçük asistanın hali.. Gel yardım et dedim.. Yok ben yastıkları test ediyorum dedi.. İşler güçler bittikten sonra sordum, çok memnun kalmış..

And here is my little assistant while I am taking these photos.. She is in the process of testing the cushions..







Thursday, May 21, 2015

Canlı canlı Sahildeki Ev..






Bu sıralar Sevgili kendini iyice Periscope da yayın yapmaya kaptırdı.. Köşe bucak dolaşıp Datça'yı tanıtmaya çalışıyor.. Bugünde farklı bir şey yaparak, blog için fotoğraf çekimi yaptığım sırada beni çekti.. İşte karşınızda canlı canlı Sahildeki Ev..
,Periscope: Behcet Erzincanoğlu


Here is a small video of a periscope feed that hubby made.. I was shooting some photos for my blog..

video





Tuesday, May 19, 2015

Yastık Canavarı..

Kimi kadınlar ayakkabı, çantaya çok düşkün olabilirler, ama itiraf ediyorum ki benim en büyük zaafım yastıklar.. Çünkü evini sevenler, evinde sık sık değişiklik isteyenler için en büyük yardımcı yastıklar..

Eminim pek çoğunuz bir zamanlar benim olduğum gibi sabahtan akşama deli gibi çalışıp duruyorsunuz ve tam da bu aylarda şöyle deniz kenarında tatil yapma isteği tavan yapmış durumdadır.. Denizi eve getiremesek de, şöyle deniz kenarı atmosferini eve getirmek aslında çok kolay.. Koltuklarınız ne renk olursa olsun, üzerine şöyle açık renk kumaşlar, peştamaller, hatta çarşafları örtüverin, sonra buram buram yazı, denizi çağrıştıran renklerde yastıkları da atıverin üzerine, hatta daha ileri gidip, koyu renk sehpalarınızın üzerine de renk renk örtüler, peştamallar örtebilirsiniz.. Sonra elinize buz gibi bir içecek ve bir kitap alıp oraya uzanıvermek eminim bir nebze de olsa tatil isteğine gem vuracaktır..


Bu sıralar yastık canavarı bendenizin en sevdiği alışveriş sitesi www.bchome.com.tr Her zevke, her bütçeye uygun bir dolu seçenek ve tabiki bir doluda yastık var.. Tıpkı şekerci dükkanına düşmüş çocuk gibi oluyorum orada gezinirken.. Mutlaka bir bakın derim..

Bu arada salona bir dolu yeni yeni yastık eklemenin dışında, uzun zamandır yatak odasında duran kuşlu dolabımıda salona indirdim..Hoş oldu galiba yeni yerinde.. El emeğim, göz nurum çok seviyorum bu dolabı.. Hem boyamış, hemde dekopaj yapmıştım.. Yazısına buradan bakabilirsiniz..


I admit, I am addicting to cushions.. I love adding new cushions to my ever expanding collection.. Its so easy to give a new and fresh look to your room by simply changing couple cushions.. My cushions are from www.bchome.com.tr

Apart from adding new cushions, I brought my chest with the birds to living room.. I love this chest as I painted and decoupaged it by myself.. Its my little treasure.. You could find the full post about the chest here..






Saturday, May 16, 2015

Sahildeki Ev'de pembelendi...( Pink&More)


Harika bir Datça sabahından günaydın.. Bizim için Pazar falan fark etmez, her gün olduğu gibi bugünde saat 6 civarında kalktık, yürüyüşümüzü yaptık..Gelir gelmezde çayı koydum, şimdi o ocağın üzerinde tıkırdıyor.. O olana kadar bende size dün çektiğim bahar gibi fotoğraflarla günaydın demek istedim..


Sahildeki Ev malumunuz beyaz ve mavilerin ortalıkta cirit attığı bir evdir.. Başka renkler pek içeri giremez.. Ama bu kez bu zarif tabakların, çatalların, fincanların hatırına bir istisna yaptık, pembelendik..İyi ki de yapmışız, bence pek hoş oldu.. Bir kaç zaman hiç elimizden düşürmeyeceğe benziyoruz..

Ben pembelerden aldım ama mavi severlerde www.pinkmore.com a bakarlarsa kesinlikle mutlu olacaklardır.. 

Keyifle geçsin bu güzel gününüz...


As always we made an early start to this beautiful Sunday.. Already finished our daily walk at the beach and now getting ready for  breakfast..

As you may already realized I love blue and white.. There is not much room for pink in this house.. But for this time I made an exception for these lovely set.. My choice was pink but you can find other colors at www.pinkmore.com

Enjoy this beautiful Sunday..










Friday, May 15, 2015

En kolay, en lezzetli çilekli kek bu kek...( Fresh strawberry cake)


Eğer hafiften mutfak özürlü ben, en kolay ve en lezzetli çilekli kek bu diyorsam lütfen inanınız ve derhal biraz çilek alıp mutfağa yollanınız.. Hatta daha önce iki kez yaptım ama fotoğraf çekmeye dahi dayanamadı, o kadar çabuk bitti anlayacağınız..


Orjinal tarif Pınar'ın ve bende bire bir uyguladım.. Gereken malzemeler çok az..
- Çok büyük olmayan bir kase şeker
-Aynı kase ile un
- Aynı kase ile yıkanmış, kurulanmış ve ikiye bölünmüş çilekler
-Oda sıcaklığında 3 yumurta
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
- Yarım paket krema


Yumurta ve şekeri mikserde bir kaç dakika karıştırdıktan sonra, unu, vanilyayı ve kabartma tozunu ekleyip en düşük hızda biraz daha çevirip, önceden yağlanmış tepsiye yada ufak bir borcama hop diye döküyoruz.. Üzerine bastırmadan çilekleri pıt pıt diziyoruz ve önceden 170 derecede ısıtılmış fırın veriyoruz.

 Kek 30-35 dakika fırında pişerken, biz çayı demlemeye başlıyoruz..

Fırından çıkınca daha sıcak sıcakken üzerine buzdolabından çıkardığımız kremayı bir fırça yardımı ile sürüyoruz. Orjinal tarifte yarım paket denmiş ama ben daha az kullanıyorum..

İşte bu kadar, ister ılık ılık, ister soğuduktan sonra afiyetle yiyebilirsiniz.. 



This is probably the easiest and the most tasteful fresh strawberry cake that I have baked so far.. İngredients and the procedure is so simple..Original receipe is from here..

- 1 small bowl of sugar
- Flour with the same bowl
- Washed, dried and sliced strawberries with the same cup
-3 eggs in room temprature
- 1package vanilla
- 1 package baking powder
- 1/2 package milk cream


Beat sugar and eggs couple minutes, then add the flour, vanilla and baking powder.. Pour the mixture in a greased small pan.. Put the strawberries on the mixture and bake for 30-35 minutes at 170 degrees in a pre heated oven..

While it is still warm, apply some milk cream with the help of a brush..

Hopr you will enjoy it as much as I do..  








Tuesday, May 12, 2015

Yaz halleri../ Summer is coming..


Sabah kalktık baktık ki, hava şakır şakır yağıyor.. Ama yine de yürüyüşümüzü ihmal etmeyelim dedik, yağmur altında çok keyifli bir yürüyüş yaptık Hera ile.. Dönünce biraz ıslandığımızdanmıdır nedir bayağı üşümüştüm.. Üşenmeyip sahlep yaptım, içimi ısıttı..

Ama tabii burası Datça, bir kaç saat sonra her şey bitti, şıkır şıkır güneş çıktı, etraf anında kurudu ve bizde kaldığımız yerden yaz hallerine devam etmeye başladık...



Yaza doğru, sabahları çok erkenden kalktığımızdan her halde, günler uzadıkça öğleden sonraları elde kitap kah okuyarak, kah ufak ufak şekerlemeler yaparak günün sıcak saatlerini çoğunlukla yatak odasında geçiriyoruz..

Bugünde değişen bir şey yok.. Kitaplar, bir fincan çay ve belkide yarım saatlik bir uyku... Ben bu fotoğrafları çekerken Hera yan odada horlamaya başladı bile...

Keyifle geçsin gününüz...




When we woke up this morning, it was raining heavily.. But we still took our daily walk at the beach with Hera.. We came back wet and cold and quickly cured ourselves with hot drinks like it was winter..

But this is Datca and sun came back with all its shine and glory couple hours later and we returned back to our summer routine which includes spending couple hours in the bedroom with books and short naps during long and hot afternoon hours... 

So we are ready for this afternoon with a cup of tea and stack of books. Hera the beagle is already started to snore in the next room..

Enjoy your day..




Friday, May 8, 2015

EYVAH!!! Deniz sezonu açıldı...( Living with pets in an all white house)


Evet, kesinlikle yanlış okumadınız.. Deniz sezonunun açılmasına kocaman kocaman harflerle EYVAH....

Çünkü deniz sezonu sadece bizim için açılmıyor.. Bembeyaz bir evde yaşayan tatlı bir köpek içinde açılıyor... Bizim Hera bir beagle olarak sudan hiç hoşlanmaz.. Hatta evde ona banyo yaptırmaya kalktığımız günler, üçüncü dünya savaşının çıktığı gün gibidir.. O yıkanır ama bizimde çizilmedik, yaralanmadık yerimiz kalmaz...



Datça'ya onu ilk getirdiğimizde denizle taşınması biraz travmatik oldu.. Üzerinde yürüyebileceği bir yer olarak düşünmüş olacak ki, kendini koşturup denize atmasıyla bol bol su yutup panik halinde dışarı çıkması bir oldu..Ve sonraki bir yıl denizden kesinlikle uzak durdu...

Ama sanırım sonra özellikle sıcak günlerde, serinleten özelliğini makul bulmuş olmalı ki, yavaş yavaş denize girmeye başladı..Ama insanların çok olduğu yerde girmez, ayakları mutlaka yere bassın ister, ve kafasını hiç sokmaz..  İşte bizimde sorunlarımız o denize girmeye başladıktan sonra başladı..

Çünkü günde sayısız kez, sıcak bastıkça kendi başına denize gider, yanında havlu taşıma adeti olmadığı için denizden sonra döne döne kumlara kurulanır, ya da daha doğrusu bulanır ve üzerinde bir araba kum ile eve geri döner..

Yerlere dökülen kumlar hadi neyse de, birde ıslak ve kumlu olarak bazen kendisini dinlenmek için bembeyaz koltuklara atıverir..




Bana aslında ara sıra sorulan sorulardan biridir.. Kedi ve köpekle beyaz ev zor olmuyor mu? Aşırı titizliği bırakırsanız ve bir kaçta basit önlem alırsanız aslında hiçte zor değil.. 

Aslında koltuk üzerine koruma amaçlı örtü örtmeyi hiç sevmem ama bizim yaramazlar söz konusu olunca mecbur kaldım.. Öncelikle bizim güzelim peştamallarımz imdada yetişti.. Açık pastel renklerde olanlardan pazardan alıp koltukların üzerine yayıyorum ve sık sık değiştirip değiştirip yıkıyorum.. 

Ama Hera'nın deniz sezonuna peştamallarda yetmemeye başlayınca, yeni bir arayışa gittim ve çözümü tek kişilik pikelerde buldum.. Pazardan, Madam Coco'dan çok ucuza çok güzel pikeler buldum ve onları koltuk örtüsü olarak kullanmaya başladım..  Normalde resim çekerken derler toparlarım ama burada görebileceğiniz gibi en çok kullandığı koltuğun altına da ıslak geldiği günler için eskimiş deniz havluları da koyuyorum..



Kedimiz Hestia'nın deniz sezonu yok ama onunda en kötü zamanları inşaat sezonu ve bahçe sezonu oluyor.. Ev kedileri belki temiz olabilir ama Hestia gibi hem evde hemde sokakta yaşayan kediler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. İnşaat sezonunda mutlaka bizim eve yakın bir inşaat bulur kendine ve stress atmak istedikçe gider kumlarında saatlerce oynar, yatar sonra eve geri gelir tabii beraberinde kumlarla birlikte.. En kötü sezon ise bahçelerin düzenlendiği sezon.. O zaman en favori oyun ve keyif bölgesi, altları yeni çapalanmış, açılmış çiçekler oluyor.. Aslında kedi Hestia zaman zaman Hera'dan da kötü kirletiyor koltukları çünkü kedilere çok fazla kural koyamıyorsunuz.. Heranın çıkmasına izin verilen koltuklar bellidir ama Hestia gider canı nerede isterse orada yatar..  

Ama sonunda onunda zayıf bir tarafını buldum.. Yaz aylarında işe yarayacak mı bilmiyorum ama polar battaniyelere bayılıyor.. Kumaşcıdan polar kumaş aldım ve her odaya onun için ufak ufak polar battaniyeler bıraktım ve neredeyse 10 seferin 8 inde battaniye üstlerini tercih ediyor.. 


Peştamallar, pikeler, polar battaniyeler işin bir kısmı ama asıl, koltuklarım beyaz değil beyaz kılıflı.. Dolayısıyla onlarda yıkanabiliyor.. Eğer sizde sık sık yıkayacağınız koltuk kılıfı düşünürseniz, ütü istemeyecek kumaştan yaptırmaya dikkat edin, sonrasında çok rahat edeceğinizin garantisini verebilirim..

Hazır satılan koltuk kılıfları ne kadar başarılı oluyor bilmiyorum ama bir döşemeciye provalı olarak diktireceğiniz koltuk kılıfları, artık bıktığınız yada eskiyen koltuklarınızı yenilemenin çok hesaplı bir yöntemi.. Aklınızın bir köşesinde dursun derim...

Bu arada aniden kaybettiğimiz sevgili blog komşum Cihan Hanıma'da buradan Allah rahmet eylesin diyorum.. Kendisiyle hiç tanışmadık ama blog yazanlar, hiç tanışmasalarda blog komşularının ne kadar özel, ne kadar yakın olabileceğini bilirler.. Işıklar içinde yat sevgili komşum.. Seni hep yaptığın güzelim elişleri, torunlarına, çocuklarına olan sevgin ile hatırlayacağım.. Okumaktan çok keyif aldığım, hayatı güzelleştiren, hayat dolu o çok özel insanlardan biriydin..





I love living at the beach  and the beachy lifestyle.. Its quite relaxed and fun.. But I have to admit that I am not very fond of the swimming season. Dont get me wrong, I love love swimming. But so does our beagle Hera.. During hot days, she goes to sea by herself countless of times and as she doesnt have the habit of carrying a towel, she dries herself to by rolling in the sand.. Then she comes to our all white house and chose to relax on our white couches with all the sand she brings from the beach..

Nice life for a doggy but not so nice for her human parents.. So I chosed to use some throws on our coaches in order not to disturb the wet and sandy doggy in her relaxation hours after the beach .. 

Turkish bath towels are great alternatives for throws as they are cheap and washable.. Their colors and stripes looks very good on white coaches.. But they are not enough on her favorite coach so I started to use single bedthrows made from cotton and as you can see from the photos I am using old beach towels under the throws for very wet days.. 

I am happy to say that our cat Hestia has nothing to do with the swimming season but she still loves to play in the sand and in the freshly digged gardens and of course comes home with plenty of sand and dirt.. For her I made tiny blankets from polar fabric for each room.. She has this thing with the polar fabric and I am glad I found out about it..  

So these are my tips in living in an all white house with a free range dog and a free range cat..