Friday, February 1, 2013

Yeni bir ay - ŞUBAT



''Waking up this morning I smile..
Twenty four brand new hours before me.
I vow to live fully in each moment.''

''Bu sabah kalktım gülümsedim.
Önümde yepyeni yirmi dört saat.
Her bir anı dolu dolu yaşamaya söz verdim.''
Thich Nhat Hanh

Bende bu sabah kalktım ve baktım ki önümde 28 günden oluşan yepyeni bir ay var. Düşündüm de İstanbul'da yaşadığımız dönemde hayatımızda mevsimler vardı. Yaz, kış ve baharlar. Onların getireceklerini heyecanla, umutla beklerdim. Datça'da denizle, doğayla başbaşa yaşamaya başladığımızdan beri ise artık hayatımızda aylar var. Her yeni ayı heyacanla bekliyoruz, çünkü her yeni ay beraberinde bir dolu yenilikle geliyor. Mesala Şubat Datça'nın dağının taşının beyaza bürünmesi ayı. Bademler çiçeklenecek, tüm yarımada adeta beyaza boyanacak. Sonra kış aylarında bahçeleri kaplayan yoncaların sarı çiçekleri açaçak, her yer sapsarı olacak.. Yeni yeni çiçekler böcekler, otlar belirecek, aa bak bunlarda çıktı diye bizi sevindirecek..Tabii acemi muhabir Ayşegül'de kamerası ile her birinin peşine düşecek.. Arada tabiki deli dolu fırtınalarda kopacak, bardaktan boşanırcasına değil, kazanlardan boşanırcasına yağmurlar yağacak. Çok heyecanlı olacak çok  :))

Heyecanla yeni bir aya başladığım bu günde Thich Nhat Hanh'ın sade, kısacık ama bilgelik dolu sözlerini paylaşmak istedim sizlerle.

2000'li yılların hemen başında sık sık Uzakdoğu'ya seyahatler yaptığım dönemde tanıdım Thich Nhat Hanh'ı.. Aşık olduğum Uzakdoğu'yu anlamak, biraz da oraları şekillendiren Budizmi, bir miktar da Hinduizmi anlamaktan geçiyor. Budizm hakkında elime ne geçerse okuduğum o dönemlerde en çok yalın anlatımını sevdiğim Vietnamlı budist rahip Thich Nhat Hanh etkiledi beni. Türkçeye de çevrilmiş kitapları var. Bulursanız alın bir köşeye koyun, okumak isteyeceğiniz bir zaman mutlaka gelecektir.


Bilmem Ev Bahçe dergisinin geçen ay verdiği bu takvimi sizde aldınız mı. Uzun zamandır ilk defa eve takvim astırttı bana..

Hepinize her anını dolu dolu yaşayacağınız bir Şubat ayı diliyorum...

9 comments:

  1. Ne kadar şanslısınız...Kış orada ayrı güzel heryer yemyeşil. Yoncaları hayal ettim de. Yeşilin tonu ayrı güzel...

    ReplyDelete
  2. çok merak ettim bademlerin çiçeklenmesi zamanını. kimbilir ne kadar güzeL olur. fotoğraf bekliyoruz efenim :)

    ReplyDelete
  3. Yazı muhteşem, fotoğraflar muhteşem, duygu muhteşem. Bir tek eksik var: de/da ekinin doğru kullanımı. Onu da düzeltirsen gözü rahatsız edecek hiç bir şey olmayacak. Bembeyaz ama rengarenk bir Şubat diliyorum size...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Süleyman Bey miydi bizim Türkçe hocamız Tijen'cim...Görmesin beni :))

      Delete
  4. bu kadar olur... Aliusla (eşim)bizim de planımız Datça'ya yerleşmek. Her yaz palamutbüküne gidiyoruz. Şubatta oraları çok görmek istedik ama hep bir problem çıktı. :-(
    benim emekliliğe 4 yıl kaldı:-) Sabırsızlıkla geçmesini bekliyorum... belki komşunuz oluruz.:-) Bazen sesizlik nasıl olur diyorum sonra da yaşamak istiyorum:-)
    istanbul'un en boş zamanında bile bir sürü insan var artık...gece fotoğrafını çekerken boşalması için epey bir bekledim:-)
    Size keyifli hayat dolu günler dilerim...sevgiler.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Palamutbük bizimde buralarda en sevdiğimiz yerlerden..Yaz kış fırsat buldukça gidiyoruz..Umarım sizde emekli olunca Datça'da hayal ettiğiniz hayata kavuşursunuz. Kışları yazlardan bir hayli farklıdır. Kararınızı vermeden kışını da bir görmeyi ihmal etmeyin...

      Delete
  5. Ne kadar şanslısınız, güzellikler içinde yaşıyorsunuz.Sevgiler.Bana da buyrun lütfen

    ReplyDelete
  6. Your working place is very nice:) The roses too! I would also write to that table:)

    ReplyDelete