Showing posts with label DİY. Show all posts
Showing posts with label DİY. Show all posts

Tuesday, October 18, 2016

Milk paint /Süt boyası..


Artık eskisi kadar sık blog yazısı yazamıyorum biliyorsunuz ama yeni bir şey denediğimde, yaptığımda belki günün birinde birilerinin işine yarar diye mutlaka bir yazı hazırlamaya çalışıyorum.. İşte bu seferde yurt dışı sitelerde hep adını duyduğum milk paint yani süt boyasını ilk kez denedim ve sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum..


 Süt boyası su bazlı ve zararlı tüm kimyasallardan arındırılmış bir toz boya.. Dolayısıyla uygulaması diğer boyalara göre oldukça farklı çünkü su katıp kullanacağınız boyayı siz hazırlıyorsunuz.. Standart ölçüsü bir ölçek toz boyaya bir ölçek su eklemek..Boyayı hazırladıktan sonra da kullanmaya başlamak için 10 dakika beklemek gerekiyor..  Ancak bu ölçü benim her zaman alıştığım boyalardan daha az akıcı çıkınca ben biraz daha ekledim..  Benim boyayacağım zeminin üzerinde 2-3 kat vernik olduğundan iyi sonuç için astar boya gerekliydi.. Diğer yaptığım mobilya boyamalarında mümkün olduğunca astar boya kullandırmayacak boyaları bulmaya çalışıyorum ama süt boyasının bence en muhteşem özelliği ilk kat boyayı yaparken extra-bond adı verilen astar boyayı da içine katmanız.. Dolayısıyla bir taşla iki kuş vurarak ilk katı sürerken hem astarı atıyorsunuz hem de boyayı.. İkinci katı sürerken extra-bond kullanmanıza gerek yok.. Extra bond çok başarılı bir astar ve onun sayesinde laminat dahil pek çok düz ve parlak yüzeyi boyamak mümkün oluyormuş... 


Diğer boyalara göre çok daha hızlı kuruması ve kokusuz bir boya olması evin içinde boya yapmak için diğer artı özellikleri.. Aslında beni en uğraştıran kısmı sanırım boyayı hazırlaması oldu.. Su ve toz boyayı pütür kalmayacak şekilde çok iyi karıştırmanız gerekiyor.. Eğer pütür kalırsa boya yaparken onlarda zemine yapışıyor..  Yapışan pütürlerden kurtulmak için her iki kattan sonra da çok hafif bir zımpara yaptım.. Bir diğer hatam her zaman olduğu gibi iş bitince orasına burasına biraz daha fırça darbesi vurmak oldu ki, o son darbeler sizinde fotoğraflardan görebileceğiniz fırça izlerini yaptı.. Size tavsiyem rulo fırça kullanmanız ve sonrasında fazla oynamamanız olur.. Sonuç olarak benim çok ama çok sevdiğim mat, dokulu, hafif eskimişlik hissi taşıyan çok güzel bir yüzey ortaya çıktı..  Tekrar kullanırmıyım ? Kesinlikle..


Süt boyayı nereden temin edeceğinize gelince.. Antalya'da bulunan Alarart'dan.. Facebook ve İnstagram'da da Alarart olarak sayfalarına ulaşabilirsiniz.. Sahibi Eszter hanım hem kendisi çok güzel şeyler yapıyor hemde süt boyalarını ve yardımcı malzemelerini satıyor.. Bana istediğim maviyi bulana kadar çok uğraştı buradan da kendisine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.. Ben burada dilim döndüğünce kendi deneyimimi anlatmaya çalıştım ama sorularınız olursa kendisi memnıniyetle cevaplayacaktır.. 






Wednesday, August 24, 2016

PVC pencereler de boyandı..

2016 yazı sanırım blogger lık hayatımın en tembel yazı oldu.. Gerçekten çok sıcak bir yaz geçirdik ve Eylül'e yaklaştığımız şu günlerde bile hala öğle saatlerinden akşama kadar klima altında oturuyoruz.. Gerçekten çok bunalttı bu yaz sıcakları beni.. Şu sıralar aklımda yine bir sürü proje özlemle sonbahara girmemizi, havaların birazcıkta olsa serinlemesini bekliyorum.. Ama havalar sıcak olsa da Sevgili ile beraber çok uzun zamandır aklımızda olan bir şeyi denemek fırsatı bulduk ve en sonda kahverengi halini görebileceğiniz şu pimapen pencereleri beyaza boyadık..


Çok eskiden National Geography dergisinde ''blond anxiety'' yani sarışın olma kaygısı diye çevirebileceğimiz bir şey okumuştum.. Saçlarına güneşten açılmış gibi sarışın bir gölge vermekle başlayan saçları sarıya boyama serüveninin kimi kadınlar için kısa sürede, yeteri kadar sarışın olamadım diyerek civciv sarısı hallerine geçişi anlatan bir terimdi.. Kuaförlerimizin de bu konuda ellerinden geleni esirgemediğini de unutmamak lazım tabii.. Her neyse saçımı hiç sarıya boyatmadım ama ev konusuna gelirsek bende uzun süredir 'white anxiety' yeteri kadar beyazlayamama kaygısına kapıldığıma eminim.. İşte sanırım bu nedenden o kahverengi pimapenler beni bayağı ciddi anlamda rahatsız ediyordu..


Plastik boyamayı denemek için bir sürü boya not almıştım ama sonunda şu ana kadar denediğimiz en kuvvetli astar boya ile ufak bir deneme yapalım dedik ve mutfak seramiklerini boyamada çok başarılı sonuç veren boyalarla  sıcağa aldırmadan Sevgili işe koyuldu..


Bu tarz boyama işlerinde fotoğraflarda da göreceğiniz gibi özenli bir şekilde boya taşmaması gereken yerleri bantlamak çok önemli.. Çoğu zaman sıkıcı bir iş olabiliyor ama iyi sonuç almak için o sıkıntıya girmeye kesinlikle değer.. İstediğimiz sonuca ulaşmak için 2 kat astar boyadan sonra, 3 katta beyaz boya atmak yetti.. Kullandığımız boyaların detayına seramik boyama ile ilgili yazdığım buradaki yazıdan ulaşabilirsiniz.. Mutfak seramiklerini artık neredeyse 2 yıldır hiç bir sorunla karşılaşmadan kullandığım için bu boyayı orada gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim ama pvc'deki dayanıklılık sonuçlarını size ancak bir süre sonra verebilirim.. Bu arada bu pencereler balkonda olduğu için şimdilik sadece dışa bakan kısımlarını, oturduğumuz sitenin düzenini bozmamak için beyaza boyadık ama iç kısımlara bakanları turkuaz ya da maviye boyamak gibi planlarım da yok değil hani :))


Ve son bir ipucu: Bu sıcak ve rüzgarlı günlerde boya çabuk kuruduğu için tüm boyama işlerini bir güne sıkıştırabilirsiniz ama sonra bantları çıkarmak için bırakın boya 3-4 gün kurusun iyice sertleşsin ki bantları çıkartırken, boyadığınız yerleri de kaldırmayın.. Hatta bantları kaldırırken bir maket bıçağı yardımı ile bantı kesebilirseniz çok daha iyi sonuç alırsınız..

Ve son fotoğrafta da boyanmadan önceki hali...


Tuesday, July 12, 2016

DİY ahşap tepsi

Yapımında en ufak bir katkım bulunmasa da, son dönem Sahildeki Ev'de yaptığımız kendin yap projelerinden en sevdiğim kesinlikle bu tepsi oldu diyebilirim.. Bir kere en önemli ve en sevdiğim özelliği üzerindeki vidalar hariç kullanılan diğer malzemelerin hepsinin çöpe atılmış malzemeler olması..Aslında başta da yazdığım gibi yapım aşamasında elim eline değmedi ama bu fikir çok uzun zamandır kafamdaydı..


2 yıl önce evdeki pergoleleri yenilerken atılan eskiler arasından çok güzel düzgün ahşap parçalar bulmuştum.. Çerçeve ya da bu tarz bir tepsi yapmak için hala saklıyorum onları... Ama tabii bizdeki tembellik de efsanevi olduğundan bir türlü hayata geçememişti bu projeler.. Sonra bu ilkbaharda bizim Emrah Usta bana bu tepsinin ahşaplarını getirdi.. Emrah bilir benim eskileri ne kadar sevdiğimi ve ne zaman eline tadilat yaptığı evlerde atılan eşyalar arasından bir şey bulsa gelir gösterir.. Bunlarda 7-8 parça farklı büyüklükte eski kapı ve pencere kenarlarından sökülmüş parçaydılar.. Daha önce ben bunları bilemedim yaktım ama bunlar kestane ağacıymış çok güzel dokusu var sen bunları istermisin diye bana getirdi.. Çok güzel tepsi olur bunlardan diye aldım hemen tabii.. 


Tabii o parçaların önce yapıştırılıp, sonra da planyadan geçirilmesi için bir marangoza götürülmesi gerekiyordu.. Bu işleri yapması gereken Sevgili de bizim o meşhur tembelliğin pençesinde olunca aradan bir iki ay geçti.. Sonra bir gün Emrah ne yaptınız onları abla diye sorunca, gerçeklerde ortaya çıktı.. Tabii Emrah aldı onları hemen marangoza götürdü, ertesi günde iki tane böyle harika dokulu ahşap plaka yapıp getirdi .. Ben tabii ilk hallerini fotoğraflamayı unuttuğum için şimdi tam göremiyorsunuz ama bu plaka dört ayrı ince uzun parçanın yapıştırılmasından oluşuyor..


Tepsinin kulpları için istediğim deriler ise Datça'da sandalet yapan bir ustanın atık parçaları arasından bulundu.. Ben aslında onu da eski ve yıpranmış bir kemerden yapmayı hayal etmiştim ama bulamayınca böyle oldu ama yine de çok şık oldu bence.. Sonra bayramda gelen kardeşimle sevgili deri kulpları vidalar vasıtasıyla tepsiye tutturdular.. Tepsinin biri bizim oldu, diğeride İstanbul'a kardeşimlere gitti.. İşte size hem tepsi hemde sunum tahtası olarak kullanabileceğiniz tamamen hurda malzemelerden yapılmış tepsimizin hikayesi.. Kendisini çok ama çok seviyoruz bu sıralar..





Friday, July 1, 2016

Balık tutuyoruz biz...

Yaz gelince kafamda kırk tilki gibi kendin yap projeleri dönüp dursa da, sıcaklar beni çok tembelleştiriyor ve hepsi proje bazında rafa kalkıyor.. Ama bu çok eğlenceli ve yapımı çok kolay bir şey oldu... Bizim tüylü çocukların da çok hoşuna gitti..


Burada bizim Ares'in olta ile yakalamaya çalıştığı balıklar aslında duvar için yapılmış sticker yani çıkartmalar.. Ben daha önce bu çıkartmaları bir dolap üzerinde uygulamıştım ve yapıştırırken dikkat edilecek noktaları o yazımda belirtmiştim.. Dileyenler buradan ulaşabilirler.. Burada biz balıklarımızı balkonumuza yapıştırdık.. Sizde ayaklarınızın altında balıklar dolaşsın istiyorsanız kolaylıkla uygulayabilirsiniz bu projeyi..

Şimdiden biz Sahildeki Ev ahalisi iyi bayramlar ve iyi tatiller dileriz..




Thursday, March 10, 2016

Tabak yenileme..

Yine süper kolay bir yenileme projesi ile merhabalar.. Malum önümüz yaz ve masalarda balık formlu tabaklar kullanmak çok moda.. Bende bir süredir turkuaz renkli tabaklar arıyordum.. Bir kaç tane buldum ama istediğim büyüklükte bir türlü bulamamıştım.. Sonra annemin bu balık tabakları aklıma geldi.. Yanlış hatırlamıyorsam 30- 35 yıl önce Kıbrıs'tan getirip satarlardı bunları, dolayısıyla benzerleri sizin çevrenizde birilerinde de olabilir.. Olmazsa başka düz cam tabakları da istediğiniz renklere boyayabilirsiniz.. Hatta dekopaj yapıp istediğiniz desende tabaklara da sahip olabilirsiniz.. 


Kullandığım boya Folkart'ın enamel boyalarından.. Bu boyanın özelliği 21 gün sonra ya da 175 derece de 30 dakika fırınlandığında sabitleşmesi.. Daha önce bardak boyamıştım ve boya sabitleştikten sonra bulaşık makinesinin üst gözünde rahatlıkla yıkanabiliyor.. 

Tabağın altına pon pon süngerle sadece iki kat boya sürdüm ve işte hep istediğim turkuaz balık formlu tabaklarım hazır.. Ayrıca sadece alt kısmını boyadığım için gıda ile hiç teması olmayacak ve kullanımında her hangi bir tehlike de yok..


Another very easy diy project.. I was looking for turquoise colored fish shaped plates for a while but couldnt succeed.. So I painted this old glass plates with enamel paint.. Enamel paint is quite good on glass as the paint get fixed if you wait 21 days or bake for 30 minutes in the oven at 175 degrees.. As I only painted under the plate, its also quite safe to use it with food..

Thursday, March 3, 2016

En kolay dolap yenileme bu yenileme...

Bu sıralar çok çalışkan bir blogger oldum.. Dün bir yazı, bugün bir tane daha, eğer fotoğraflarını çekebilirsem yarına bir tane daha gelebilir.. Başıma taş mı yağacak ne :))

Bu sefer ki çok kolay bir dolap yenileme.. Aşağıdaki dolabı İstanbul'daki evimizin çalışma odası için İkea'dan ham olarak almış sonra da üzerine yanlış hatırlamıyorsam iki kat beyaz cila atmıştım.. Datça'ya getirdiğimizden beri de sürekli kafamda olan bir proje.. Cilalı haliyle çok ruhsuz ruhsuz bizim yatak odasının bir köşesinde duruyordu..Turkuaza boyamayı düşündüm, çok gösterişli kulplar takmayı düşündüm, dekopaj yapmayı düşündüm ama sonuçta hiç biri tam olarak kafama yatmadı..


Sonunda geçenlerde bir gün kafamda bir ampül yandı ve koştur koştur duvar stickerları yani duvara yapıştırılabilecek çıkartmalardan aramaya başladım.. BC Home sitesinde bu sticker çeşitlerinden çok fazla var ve benimkiler de oradan.. Bir set yazılı olanlardan aldım bir kaç sette başka yerlerde kullanmak için çeşitli boyda yıldızlar ve balıklar aldım..


Bu sticker bir poster büyüklüğünde geldi.. Ben o haliyle kullanamayacağım için öncelikle kelimeleri tek tek kestim.. Sonra arkadaki beyaz kalın kağıdı çıkartıyorsunuz.. Bu aşamada harflerin şeffaf yapışkan kısımda kalması çok önemli.. Eğer benim ilk kelimede yaptığım gibi harfleri çıkartırsanız sonra düzgün yapıştırmak için çok zorlanabilirsiniz.. Daha sonra şeffaf kısımla beraber kelimeleri istediğim yerlere yapıştırdım.. Sıkı sıkı yapışmaları için üzerlerinden sertçe bir bez yardımı ile geçtim.. Daha sonra şeffaf kağıdı harflerin üzerinden çekmek gerekiyor.. Bu aşamayı da yavaş yavaş ve sabırla yapmalısınız ki, harfler dolaba yapışıp kalsın, şeffaf kağıtla beraber kalkmasın... Bu aşamalar biraz dikkat istemekle beraber hepi topu her şey yarım saat kadar sürdü.. Sonra biraz boş kaldığını düşündüğüm yerlere de iki tane yine aynı sticker lardan yıldız yapıştırdım.. Şimdi sevgili eşim o aşağıdaki çirkin beyaz ayakları da büyük siyah tekerleklerle değiştirecek işte o zaman bence tam dört dörtlük olacak.. Ama ben tabii tekerleklerin takılmasını bekleyemeden sizle paylaştım bu yeni projeyi.. Ben sonuçtan çok memnunum, bilmem siz ne düşünüyorsunuz bu süper kolay dolap yenileme hakkında...



A very easy make over to this dull colored old İkea chest.. Here I used wall stickers to give a bit of touch and some character to this old thing.. Its very easy to do and I am very much pleased with the outcome.. As a next step hubby will change those ugly white plastic legs with small black wheels.. Then I think it will look just great...


Wednesday, January 27, 2016

Mobilya Boyama - Polisan X1

Bu sıralar yine evde ufak tefek mobilyalar boyamaya başladım.. Daha önceki mobilya boyama deneyimlerimi burada yazmıştım.. Bu kez uzun süredir kullananlardan çok iyi yorumlar duyduğum Polisan X1 boyasını denemek istedim.. Boyanacak yüzeyde zımpara istememesi, astar boya yerine geçmesi biz acemi sınıfında mobilya boyayanlar için süper özelliklerdi..


Bu boyayı ayrıca balkonu parke yaptırdığımızda, marangozumuz Ali Usta'da tavsiye etmişti.. Ham ahşaplara iki kat bu boyadan sürmüştü.. Yerde gördüğünüz rabıtaları neredeyse iki yıldır kullanıyoruz, üzerinde ayakkabı ile geziyoruz ve dayanıklılığı gerçekten çok iyi..


 Buralarda benim eski şeyler sevdiğimi, onları onarıp, boyayarak kullandığımı bilenler bana zaman zaman buldukları şeyleri getirirler.. Bu oymalı sehpa da tadilat yaptığı bir ev sahibi tarafından al ister kullan, ister de birine ver diye bizim Emrah Usta'ya verilmiş.. Abla sen seversin böyle şeyleri diye getirip bana vermişti kış başı..


İşte Polisan X1 i ilk bu sehpada denedim ve daha ilk fırça darbelerini vurmanın ardından da pişman olmaya başladım.. Ham ahşapta çok iyi sonuç vermesine rağmen, üzerinde çok kalın parlak bir cila olan bu sehpada ilk kat neredeyse bol su karıştırılmış bir boya sürmüşüm gibi geldi.. Neredeyse hiç kapatmadı ki daha önce deneyenlerden iki katta çok iyi sonuç aldıklarını okumuştum.. Oymalı yerleri boyaması zaten çok sorunluydu, aslında sprey kullanılması gerekirken ( sprey boya değil, aman sakın) fırça darbeleri ile araları doldurmakta çok zorlandım ama bu boya ile ilgili bir sorun değil tabii..


Sonuçta bol boya kullanarak iki katta oymalı yerleri bir şekilde hallettim ama parlak cilalı düz yüzeyler ne yapsam da olmadı olmadı.. Fotoğraflarda net göremiyor olabilirsiniz ama neredeyse 4 kat boya sürmeme rağmen hem tam kapanmadı, hemde fırça izleri kaldı.. Dediğim gibi bu sorun belkide sehpanın üzerinde eski tip koyu, ağır ve çok parlak bir cila olmasından kaynaklanıyor olabilir.. Bu konuda bu boyayı daha önce kullanmış olanların deneyimlerini duymayı çok isterim.. Sonuçta şunu diyebilirim ki, X1 ile boyamayı planladığınız mobilyanın üzerinde çok kalın ve parlak bir cila varsa biraz zımparalamanız gerekiyor.. Eğer boyamadan önce çok az bir zımpara ile o cilanın düzgün ve kayganlığını alabilseydim eminim her şey çok daha rahat ve çok daha güzel olacaktı..


Güzel tarafına gelince X1 su bazlı bir boya, yani evde amatörce bu işleri yapıyorsanız, tinerdi şuydu buydu sizi uğraştırmayan bir boya.. İşiniz bitince fırçanızı, elinizin bulaşan yerlerini musluğun altında hemen temizleyiveriyorsunuz.. Ayrıca evde çocuklar ya da evcil hayvanlar varsa sentetik boyaların o çok rahatsız edici kokusu da yok.. Ama su bazlı boyaların sentetiklere göre bir kötülüğü vardır, çok dayanıklı değillerdir.. Su bazlı mobilya boyanızın çarpmalarda çizilmelerde dayanıklılığı çok azdır.. Sentetik boyalar çok daha dayanıklı ve yoğun bir yüzey oluşturur.. İşte daha çok yeni boyadım ama X1 sanki sentetik boyaların dayanıklılığına sahip.. Çok kolaycana çizilip zarar göerecek gibi gelmiyor dokununca.. 

Ben tabii tüm mobilyalarım da yaptığım gibi bu sehpaya da biraz eskitme yapacağım.. Eskitme yapılmış mobilyaları hem çok seviyorum, hemde hatalarımı neredeyse hiç göstermiyor.. Ama önce boya hakkında bir fikir verebilmek için eskitme yapılmamış hali ile fotoğrafladım burada, Yoksa alt taraflara sürülmüş mum kuzu kuzu zımparalanmayı bekliyor...

Daha önce farklı yerlerde bir kaç kere yazdım.. Uzun süredir kullandığınız mobilyalardan sıkılmış olabilirsiniz.. Değiştirmeye kalksanız tonla para, boyatayım derseniz neredeyse yenisini almaya yakın bir para isterler.. Ustalara sorarsınız bu boyanır mı diye, %90 ı hayır boyanmaz der. Ama inanın boyanır hemde çok ucuza boyanır.. Bende daha yolun başındayım deneye deneye, sora sora öğreniyorum ve öğrendiklerimi de sizle paylaşmaya çalışıyorum.. Çok para verdim olmaz diye artık iyice sıkıldığınız mobilyalarınızın esiri olmayın sakın.. Önce küçük bir parça, ya da görünmez altta kalan bir bölümü bir deneyin bakın.. Sonuçlara çok şaşırabilirsiniz...


I tried a different paint brand while painting this old wood coffee table, and shared my experiences in this post..



Monday, May 4, 2015

Küçücük bir masacık...

Galiba son iki kışı bizim sitenin bahçıvanının bahçesinde geçirdi.. Ara sıra mangal yaparken üzerine mangalı falan koyarlardı.. Bu tip eski masalarda olduğu gibi üstü eskiyince, sökülmüş yerine üzeri plastik kaplı bir kontrplak konmuştu.. Ama ayakları sapasağlam, hemde katlanıyordu.. Bize bir sehpa lazım olunca ilk aklıma gelen o oldu..  İyice bir temizlik yaptıktan sonra ayaklarına hiç dokunmamaya karar verdim.. Üstünü beyaza boyarıp eskitirim diyordum ama son anda beyaz yerine buz beyazına karar verdim.. Açık mint yeşili gibi bir renk oldu..


Temizliğiydi, boyamasıydı derken hepi topu 2 saat sonra bizim masanın sokaklardaki hayatı bitti, kendine bir ev buldu.. Pek mutluyuz şu aralar kendileriyle de fazla ihmal etmeden sizlerle paylaşayım dedim..

Bu arada masamın üstündeki ebru motifi, Sahildeki Ev'in instagram arkadaşlarından @feslegen9 un becerikli ellerinden çıkma.. Buradan bir kez daha kendisine çok çok teşekkür ederim.. 

Keyifle geçsin bu haftanız..



When we needed a small side table, I found this little one who was spending the last two winters in our gardener's garden.. The top was in an awful  condition, probably the original was replaced with a plastic covered board but the legs and the frame were in great position.. So with a little bit of ice white paint and some distressing I saved this small beauty from the streets and gave her a new home..

I am very happy with the outcome..





Sunday, March 8, 2015

Denizden gelen lamba ( DİY) / Driftwood lamp

Aslında bu lambamı hepiniz daha önceki fotoğraflarımda mutlaka bir kaç kez görmüşsünüzdür. Yanlış hatırlamıyorsam, nasıl yapılacağınıda yazacağım diye söz vermiştim.. İşte Sahildeki Ev'in denizden gelen lambasının fotoğraflarla yapım aşaması..

Buradaki tek ve aslında da önemli bir sorun her zaman olduğu gibi bu projeyi ilk kez yapılırken fotoğraflamamam, dolayısıyla en önemli aşamalardan biri olan tahtaların delinmesi kısmı eksik. Matkapta tahta delmek için kullanılan özel uçlar kullanıldı. Ahşabın çatlamaması için önce ince, daha sonra kalın uçla delme işlemi yapıldı.. Aslında bu işi ilk kez deneyen Sevgili, bir kaç tane tahtayı her halde parçalarım diye başlamıştı işe ama tahtayı sabitleyip, matkabı da kontrollü olarak yavaş yavaş çalıştırınca ilk seferde bu işi becerdi..  Sonrası elektrik aksamını yerleştirmek ve beğendiğiniz bir abajur kafasını üzerine takmaktan ibaret.. Aslında yapımı son derece kolay, sonucu ise harika olan bir proje..

Beğendiyseniz, bu yaz tatilinde denizin kıyıya attığı tahtalara şöyle bir bakın derim.. Kimbilir ortaya hiç biri birbirine benzemeyen, her biri size özel ne harika parçalar bulacaksınızdır..




You have probably seen our driftwood lamp in some of my previous pictures.. We made it with the driftwoods we found from our beach.. But as usual, I didnt photographed this project while Hubby was doing it initially.. So probably the most important part - drilling is missing in this post..

In order not to crack the driftwoods he used two types of drills designed for wood drilling.. First a small size one than a larger one to obtain a large hole.. By working very slowly with the drilling machine, he actually succeded in his very first attemp.. As you can see from the photos the rest is all about putting the electric system.. 

If you like it, dont forget to look for unique driftwood pieces in your beach vacations..












Tabiki denizden gelen şişeler koleksiyonum da, lambaya eşlik ediyor bugün.. Bu şişelerin yapımını da burada bulabilirsiniz...

My beach glass look bottles are enjoying the friendship of the new lamp.. If you want to learn how I painted them please check here..