Showing posts with label Bizim Ev. Show all posts
Showing posts with label Bizim Ev. Show all posts

Thursday, July 13, 2017

Yatak odasında yeni bir şeyler..


Merhabalar tekrar,
Bloğuma yeni yazılar yazacağım diye hem size, hemde kendime söz vermiştim. Ama tekrar başlamak, pas tutmuş yerleri açmak uğraştırıyor biraz.. Geçen gün yanlışlıkla hep açık duran hesabımdan çıkmışım, sonra yeniden girmek istedim.. Değil şifreyi, hangi email ile açtığımı bile unutmuşum.. Neyse biraz uğraştırdı ama sonunda tekrar buradayım işte :))

Yaz tüm tembelliği ile devam ediyor buralarda.. Sabah yine çok erken kalkıyoruz, sıcak bastırmadan denize gidiyorum sonra evde yapılması gerekenleri yapıyorum sonrasında da hem biz hemde tüylü çocuklar uzun bir siesta yapıyoruz öğleden sonra.. Evle ilgili çok fazla yeni projeler yapamıyorum. Aslında her yaz böyledir benim için, değil yeni projeler, çoğu kez fotoğraf çekmek bile zoruma gidiyor..



Aslında en rahat çalıştığım aylar hep bahar ayları olur benim için ama Mart ortasında bir ameliyat geçirince. bahar da yapmak istediğim bir sürü şeyi yapamadım. Neyse Allah sağlık versin de yine yapılır her şey.. Bu sabahta yatak odasını biraz düzenleyince üşenmedim fotoğrafta çektim biraz.. Fotoğraf çekerken terleyince biraz klimayı çalıştırdım, o sırada Ares'cim de gönüllü olarak geldi fotoğraf karesine girdi bu sefer.:))


Yazın yatak odalarında malum hep pike kullanıyoruz.. Ben özellikle yazlık evlere, yada bizimki gibi marin tarzı döşenmiş evlere bizim peştemallerimizden yapılan pikeleri çok yakıştırıyorum. Renk renk her birinde aklım kalıyor. Daha önceden bir tane turkuazım vardı, şimdi de siyahlı bir tane aldım.. Buradaki pike Denizli'de üretim yapan Wellstil firmasının. Eğer instagram hesabınız varsa aynı isimli hesaptan diğer çeşitlerini inceleyebilirsiniz..



Bu sıralar Sahildeki Ev'e bir kaç tane yeni puf geldi.. Aslında ihtiyaç özellikle yaz aylarında kalabalık misafir geldiğinde balkonlara sandelye taşımanın zorluğundan doğdu..Puflar bizim dekorasyon anlayışımızda pek fazla kullanılmazlar nedense.. Ancak özellikle ufak mekanlarda hem sehpa, hemde oturulacak yer olarak kullanmak için süperler.. Mesela bir tanesini yatak başucuna koydum ve üzerine de mermer bir tepsi içinde ufak tefek eşyalarımı koyuyorum.. 


Marin tarzında halatlarla süslenmiş bir diğerini de balkonda kullanmaya başladım.. Yine üzerine koyacağınız bir tepsi yada sunum tahtası ile hemen şık bir sehpa haline dönüşebiliyor.. Puflar Çanakkale'de koltuk ve ve puf üreten Lorence Home firmasından.. Özellikle renk renk ürettikleri puflar her zevke ve her dekorasyon tarzına uyabilecek güzellikte.. Firmanın internet hesabına buradan ulaşabilirsiniz..

Wednesday, September 28, 2016

Yeni renkler denemeli..

Serinleyen havalarla birlikte bloğumun üzerindeki tozları, kıyıda köşede çöreklenen örümcek ağlarını temizleme zamanı geldi sanırım..  Hep kendi kendime bloğumu daha aktif tutmalıyım diye konuşuyorum ama instagram ve facebook'ta yayın yapıp daha fazla kişiye ulaşmak öyle kolay ki, burasını hep ihmal ediyorum.  Ama tabii buranın tadı bambaşka.. Burası en alasından hazırlanmış mükellef bir yemekse, diğer taraflar fast food restaurantı kıvamında.. 


Şu sıralar Datça'nın en sevdiğim zamanlarını yaşıyoruz.. Havalar sabah ve akşam saatlerinde serincene ama öğle saaatleri hala denize girip, kumsalda güneşlenecek kadar sıcak.. Deniz ise hala tek kelime ile nefis.. 


Günün uzunca bir kısmını artık kapalı balkonda geçirmeye başladık.. Bende hemen yeni renkler, yeni şeyler denemek için kilimlerimi ve kilim yastıklarımı ortaya çıkarmaya başladım.. Son dönemde renkli tekstillerin, kilimlerin, kilim yastıkların, yeşil yapraklı kocaman çiçeklerin, ahşap yada hasır-bambu mobilyaların, etnik çizgilerin sıklıkla kullanıldığı bohem tarzı oldukça hoşuma gitmeye başladı.. Ama tabii bu tarzın bizim eve yani oldukça fazla marine çizgiler olan eve yakışanını yakalamaya çalışıyorum.. İki tarzı birbirleri ile harmanlamaya çalışacağım bu kış anlayacağınız.. 



Bazı hatalarım hemen su yüzüne çıkmaya başladı tabii.. Türkün gözü aldadır hesabı kilim yastık toplarken elim hep kırmızılılara gitmişti ama bej-açık kahve tonlular daha bir yakışacakmış bizim eve sanki.. Şimdi sırada aksesuarlarla oynama ve içeriye daha çok yeşil yapraklı çiçek taşımak var.. Bir de bir kaç tane bakır aksesuar denemek istiyorum. Belki ufak tefek bir şeyleri de bakır renge boyarım.. Bol bol yeni şeyleri deneyeceğim, hareketli bir kış beni bekliyor anlayacağınız..



Ve evet yine söz veriyorum, bloğumu daha aktif tutmaya çalışacağım hatta şöyle yeni bir başlık falan da yapsam, belki de yeni bir tarz güzel olur gibime geliyor..

Ama şimdilik hoşçakalın..



Wednesday, August 31, 2016

Sonbahar'a doğru..

Öğle sıcaklarında hala klimasız pek oturamasak da, sonbaharın geliyorum diyen ayak sesleri özellikle sabah erken saatlerde iyice duyulmaya başladı Datça'da.. Baktım bir kaç gecedir sabaha karşı daha önce nerede bıraktığımızı bilmediğimiz pike için sen alıncan,ben alıcam kavgası yapmaya başlamışız Sevgili ile..Güneş doğar doğmaz gene atıyoruz zavallıyı bir kenara tabii.. 


Madem artık pikelerin zamanı geldi, son dönem ki favorimi serdim hemen.. Bir süredir hem buradan hemde instagramda ki hesabımdan artık evimde daha çok bizden, bizi anlatan, bizlerin el emeği, göz nuru ürünleri  kullanmak istediğimi yazıp duruyorum..Hele o bizim dokumalarımız, öz be öz kilimlerimiz, halılarımız yok mu dünyalara bedel.. Tüm dünya da bunun farkında ama biz hala çoğu Çin malı  pembeli, çizgili vs şeylere bayılıyoruz.. Her neyse bu çok derin bir konu, belki başka zaman daha uzun uzun yazarım..


 İşte yatak odasındaki bu yeni görünüm benim bu dileğimin biraz şekillenmiş hali..Dekorasyonda kullandığım ana ürünlerin çoğu bizden.. Yatak örtüsü veya pike olarak kullanabileceğiniz yumuşacık, sıcacık örtü bizim tezgahlarda dokunmuş.. Benim bu dokuma aşkımı paylaşan hemen yanıbaşımda Datça'da bulunan harika bir dükkandan- Oda Sanat.. Datça'ya yolunuz düştüğünde mutlaka uğramanız gereken bir dükkan.. Her türlü dokuma kumaştan yapılmış kıyafetler ve ev tekstili ürünleri arasında kendinizi kaybedeceğinizin garantisini verebilirim.. Datça'ya yolu düşmeyecekler de buradan internet sitelerine ulaşabilirler..

Yatağın üzerindeki iki adet kilim yastık ise yine son dönemde tanımaktan çok mutlu olduğum Seçil Özelmas'a ait.. Seçil hanım bizim motiflerimizle harika kilimler tasarlıyor.. Tamamen doğal boyalar ve yünlerle üretilen bu yastıklar ve kilimlerle aşk yaşamamak imkansız.. Internet sitesini buradan incelemenizi şiddetle öneririm..

Biraz da Seçil hanımdan öğrendiklerimi yazmam gerekirse yastıklardan birinin ve bardağın üzerinde gördüğünüz karanfil motifi bağlılık ve mutluluk sembolü, cenneti ve dünyevi güzellikleri simgeliyor, doğayı ve doğurganlığı vurguluyor..Mutluluğun ve saf aşkın ifadesi..

Diğer yastıkta görülen el motifinin ise kem gözlerden koruduğuna inanılıyor.. Verimlilik ve iyi şansın sembolü.. 


Thursday, June 16, 2016

Dekoraman







Dekorasyon üzerine harika yayınlar yapan Dekoraman sitesi ile geçen hafta çok keyifli bir röportaj yaptık... Dileyenler aşağıdaki linkten ulaşabilirler..

Keyifle geçsin bu gününüz..


http://www.dekoraman.com/yazarlar/bir-sahilbir-evilham-kaynagi-bir-sosyal-medya-hesabi

Wednesday, May 18, 2016

Papatyalı sofra


Bu gün biraz rahatsızım.. Sabahtan beri bir elimde kitap, bir elimde ipad yatağın içinde dönüp duruyorum.. Ara ara Ares de ziyaretime gelip sevdiriyor kendini.. Snap ten de arada bir bu tembel hallerimizi yayınlıyorum.. Merak ederseniz snap chat adresim de : Sahildeki Ev



Durum böyle olunca bugün bütün yemekleri Sevgili hazırladı.. Akşam yemeği de ondan, biraz kendimi iyi hissedersem belki kalkar sofrayı da ben kurarım ama şimdilik yatıyorum.. Ama tabii yattığım yerden size sofra fotoğrafları gönderebilirim değil mi? Bu fotoğrafları bu ayki Maison Francaise dergisinin country eki için çekmiştim.. Nisan ayıydı, Datça'da her yer papatya doluydu.. Havaların ısınması ile papatyalar da yavaş yavaş bir sonraki mevsime kadar yaz uykusuna yattılar..

İşte o güzelim papatyalarla mutlu akşamlar bizden size..




Monday, May 16, 2016

Hafifliyoruz, rahatlıyoruz...

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi dün yani pazar günü Datça'da sokak hayvanları yararına kurulan ve genellikle ikinci el eşyaların satıldığı pazara/ kermese bizde katıldık.. Aslında oradaki köpekleri, tezgahları bol bol fotoğraflamak, sanap chat de yayınlar yapmak istiyordum ama daha ilk eşyayı tezgaha koyar koymaz satış yapmaya başladık ve öğle saatlerinde yağmur başlayıp eve dönünceye kadar da hep ayaktaydık. Değil fotoğraf çekmek başka tezgahlarda neler var bakamadım bile..


Tezgahı kurarken masaları yerleştirirken bayağı bir acemiliğimiz oldu ama tabii bu daha ilk seferimizdi.. Bir daha ki sefere çok daha organize olarak gideceğimize eminim.. Neler iyi satıldı derseniz fiyatları uygun tutarsanız neredeyse her şey.. Tabii en çok ev aksesuarları ilgi gördü.. Kullanmadığım takılar tahminimin çok üzerinde ilgi gördü.. İkinci el kıyafetlerde ise temiz ve ütülü olanlar, sezon gereği yazlık giysiler müşteri buldu diyebilirim.. Fiyatları ise yurt dışında gezdiğimiz bit pazarlarını örnek alarak mümkün olduğunca düşük tutmaya çalıştık.. Çünkü burada amacımız hem evdeki fazlalıklardan kurtulmak, hemde sokak hayvanları için bir şeyler yapmaktı.. 




Sonuç derseniz, fazlalıklardan kurtulmak, hafiflemek , rahatlamak açısından çok başarılı oldu.. Geriye çok az eşya getirdik, çoğunluğu da benim yanlış seçim yaptığım ikinci el kıyafetlerdi. Bu sabah geri getirdiklerimi yerleştirirken dolaplarımın rahatlamış halleri beni öyle mutlu etti ki anlatamam.. Şimdide bir sonra ki için acele etmeye başladık bile..

Bu pazardan kazandığımız paralarla da daha önce de yazdığım gibi tüylü sokak çocuklarına yardım etmeye devem edeceğiz.. Dün hatta bizim standa gelen veterinerimiz ile, senin için kazanıyoruz bu paraları diye şakalaştık..

Evet bizim pazar maceramız böyle geçti, bir de hava güzel olsaydı her şey dört dörtlük olacaktı ama yine de çok güzeldi her şey..


Thursday, May 12, 2016

Bırak dağınık kalsın...

En son galiba Maison Francaise dergisi için bu fotoğrafları çektiğimde bu küçük odamız bu kadar derli topluydu.. Sonra İngiltere'den kayınbiraderim bizde gelip bir süre kaldı. O zaman bu odayı ona verdik.. O gider gitmez de ben odayı yine kolilerle doldurdum..

Bu Pazar günü Datça'da Sokak hayvanları koruma derneğine yardım amacıyla bir kermes/pazar var.. Genelde yiyecekler, içecekler ve ikinci el eşyalar satılan çok keyifli bir ortam oluyor..


Bu yıl bizde katılalım dedik.. Onun için evden satılabilecek bir sürü aksesuar ayarladım, kolilere yerleştirdim ama şimdi Pazar günü yağmurlu olacak deniyor, onun için iptal edilebilir.. Bende kolilerimle bir süre daha yaşamak zorunda kalabilirim anlayacağınız.. Ama eğer hava düzelir de iptal olmazsa ve sizde Datça'daysınız mutlaka bekliyorum.. Bizim evde gördüğünüz bir takım aksesuarlar, yıllar içinde yurtdışından taşıdığım bir sürü bişey bişey hepsi orada olacak.. 


Eğer bu kermeste biraz satış yapabilirsek, bizim kazandıklarımız da yine sokak hayvanlarına gidecek..  Datça'da yaşamaya başladığımızdan beri sokak hayvanlarını kısırlaştırmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar görüyorum. Her kış o kadar çok yavru telef oluyor ki anlatamam, ki burası bir de sokak hayvanlarının Türkiye geneline göre çok daha rahat yaşadığı ve kış aylarında iklimin ılıman geçtiği bir yer.. İnsanlar yüzünden yaşadıkları sorunlar sadece yaz aylarında bir iki aylığına buralara gelip etrafta kedi köpek görmek istemeyen yazlıkçılardan oluyor.. Buna rağmen yavruların çoğu bir iki ay içinde ölüp gidiyor, sık sık doğum yapan annelerde arkalarından... Kısırlaştırılmış hayvanlar ise çok daha rahat, ve  uzun yıllar yaşamaya devam ediyorlar..

Snapchat hesabımda sokak köpeği Badem'i sık sık görüyorsunuzdur.. Dünya tatlısı inanılmaz bir sokak köpeği.. Kedilerle, insanlarla arası çok iyi.. Bizim Ares'in bile kankası oldu. Bir ay kadar önce onu kısırlaştırdık, tüm aşılarını yaptırdık... Amacımız eve alamasak da dışarıda ona uzun yıllar bakmak.. Bu kermesten kazanacağımız paralarla hedefimizde kısırlaştırmak, aşılarını yaptırmak için başka sokak hayvanları da var.. 

Neyse konuyu uzattım ama sanırım siz benim ne demek istediğimi anladınız.. Dolayısıyla eğer yağmur yağmazsa bu Pazar bu civarlarda olanları bekliyoruz..


Tuesday, May 10, 2016

Yaz geliyor artık...

Yavaş yavaş yaz hallerine girmeye başlıyoruz artık.. Hem biz, hemde evimiz.. Geçenlerde yazlık kışlık değişimi yaptım, artık hava ne kadar serinlese de, altı yaz üstü kış hesabı üstümde kazak, altımda şortla gezmeye başladım.. Evde de yavaş yavaş yazlık aksesuarları kullanmaya başladım.. Siz bu fotoğraflarda görmüyorsunuz ama özellikle ikili koltukların üzerine pastel tonlarda kalın havlular falan serdim.. Nedeni derseniz bizim Hera deniz sezonunu açtı.. En büyük zevki denize girip kumlara bulanıp kurulandığını zannettikten sonra, eğer biz etraflarda yoksak bu ikili kanepelere yatıp deniz sonrası keyfi yapmak..:))


Artık şömine sezonu da bitti.. Kışın sıcaklık zarar verir diye üzerine çok fazla bir şey koyamıyorum ama şimdi yaz aylarında okumayı planladığım polisiye ve macera kitaplarını onun üstüne dizdim..


Siz neler yapıyorsunuz? Başladınız mı evleri yaza hazırlamaya?

Ve evet biliyorum siz yazmadan söyleyeyim, duvarlardaki tabloların bazıları eğri:))

Keyifli geçsin gününüz..




Thursday, May 5, 2016

Sahildeki Ev Maison Francaise'de..

Evet Maison Francaise'nin mayıs sayısında Sahildeki Ev'den fotoğraflar ve Datça'ya taşınma hikayemiz var.. Yine kendi çektiğim fotoğraflarla, böylesine güzel bir derginin sayfalarında yer almak benim için çok büyük bir mutluluk ve tabii bunu sizlerle paylaşmasam olmazdı..

Sahildeki Ev'in de yer aldığı country / kır evi eki, bu tarzı sevenler için harika bir kaynak olmuş.. Bu tarzı sevenlerin çok olduğunu biliyorum onun için aman kaçırmayın derim..



Our small house once again found a place in the May issue of Maison Francaise- Turkey.. It's always such a big privilege to appear on the pages of this great magazine with my own photos..I am sooo happy..


Tuesday, April 19, 2016

Kurulama bezlerini sevdiğim doğrudur...

Havalar öyle iyi gidiyor ki bu sıralar artık neredeyse tüm yemeklerimizi balkonda yer olduk.. Balkonu bu yıl yeniden düzenledim.. Masa'yı masa yaptırmak için gittiğimiz bir marangozda buldum.. Çalışanların yemek masasıydı, siz kendinize yeni bir tane yaparsınız diye neredeyse altlarından çekip aldım adamların.. Aslında bu tarz ham ahşap masalar için çok şık sandalye alternatifleri var ama ben sandalye istemedim çünkü özelllikle yaz aylarında evin en serin ve gölge yeri burası oluyor ve dolayısıyla burada uzun saatler boyu oturabileceğimiz sandalye/koltuk karışımı bir şeye ihtiyacımız vardı.. Bu konuda şık ve dekoratif olmasındansa, rahatlık kesinlikle ön plandaydı.. Rahat oturulabilecek ve şık bir şeyler için neredeyse bakmadığım yer kalmadı.. Sonunda ikinci el hasır eşyalar satan bir atölyede bu bambuları buldum.. Tamir ettiler, beyaza boyadılar ve Datça'ya ulaştırdılar. Tanesi 60 TL ye bence çok iyi bir alışveriş oldu..


Aslında bugün yazmayı planladığım şey bu değildi ama bir başlayınca uzadı gitti. Yoksa konuya bu masanın dokusunu çok sevdiğimden, üzerinde masa örtüsü kullanmak istemiyorum diye başlayacaktım. Neyse geçen gün annem yemeğe gelecekti, baktım neredeyse bütün Amerikan servisler ya kirli ya da ütü sepetinde bekliyorlar. Ne yapsam diye düşünürken aklıma bu kurulama bezleri geldi.. Daha önce bir iki tane Datça pazarından almıştım, sonra da tüm renklerini Denizli Concept'de buldum.. Fotoğraflarımda dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama yemeklerde kumaş peçete kullanmayı da çok seviyorum. İşte baktım bu geniş kurulama bezleri her iki amaca da hizmet eder oldu.. Üst kısım servis, alt kısım ise peçete.. Çok hoşuma gidince bu fikri sizlerle de paylaşmak istedim.. Çok uygun fiyata yaz sofralarına hoşluk, şıklık katmak mümkün..





Thursday, March 24, 2016

Nisan geliyor..

Her yıl Nisan ayı yaklaşırken ayrı bir heyecanlanıyor, ayrı bir mutlu oluyorum.. Çünkü günden güne ısınan havalar bizi artık dışarılara çağırıyor ve yavaş yavaş küçük balkonumuzu düzenlemeye başlıyoruz...

Dün blog yazımda da yazdığım gibi Datça'da feci bir fırtına vardı, neredeyse kafamızı kapıdan dışarı çıkartamadım.. Ama klasik Datça havası bu sabahta şıkır şıkır harika bir havaya uyandık.. Baktım sevgili balkona çıkmış hava da mis bende oraya hazırladım kahvaltıyı..Sonra da neredeyse bu saatlere kadar orada oturduk.. Tabii bir iki kare fotoğraf çekmeden de olmazdı..  


Daha yapılacak tonla iş var balkonda.. Öncelikle kışın yaktığımız odunların kalkması lazım,sonra çiçeklerin yenilenmesi gerek ki en sevdiğim kısmı o bu balkonu açma olayının.. Bayılıyorum yeni yeni çiçekler ekmeye, geçen yıldan kalanların bakımlarını yapmaya.. Bu yıl daha önce de yazdığım gibi bu balkona eski bir ahşap masa aldık, sonra da yine ikinci el beyaz bambu sandalyeler..  Geçen yılki halinden bayağı farklı olacak bu yıl anlayacağınız.. Çiçekleri böcekleri iyice yerleşsin hemen size uzun uzun fotoğraflarım... 



As April is quickly approaching, outdoors are starting to call us. Yesterday there was a pretty heavy storm but today its all sun shine and calmness.. So we are slowly starting to open our balcony.. We still have tons of stuff to do there before it is ready but I love every step of it.. Especially planting new flowers part..




Friday, February 5, 2016

Kiralık kuş evimiz var...

Sağınızda solunuzda kiralık ev arayan kuşlar varsa kendilerine Sahildeki Ev'i önerebilirsiniz :)) Uygun fiyata cici bir kuş ailesine verecek yepyeni kuş evlerimiz var.. Biri yatak odası, diğeri yemek odası...

Şaka bir yana, çok uzun zamandır kuş evleri alıp özellikle yazın balkona bahçeye almak istiyordum, ama Sevgili hep durdurmuştu beni.. Malum kedimiz Hestia sıkı bir kuş avcısı.. Ne yapar ne eder avlar onları demişti.. Ama artık Hestia yaşlandığı için mi nedir bilmiyorum, çok fazla av peşinde değil.. Ares'i ise zaman gösterecek..  Bahar ve yaz ayları içinde onların ulaşmasının zor olacağı bir yer kestirdim gözüme..


O vakte kadar da evleri balkonda kullanmaya karar verdim ve gaz lambalarını astığım kütüğe astım.. Çok hoş ve sevimli oldular bence...Böylelikle evlerin kendileri ev dekorasyonunun bir parçası oldular.. Özellikle balkonu olanlar bence sizde mutlaka deneyin derim...


Bu kuş evlerinden piyasada pek çok yerde bulabilirsiniz, hatta ham ahşap halini alıp kendinizde boyayabilirsiniz.. Ben hem renklerini hemde biçimlerini çok beğendiğim için bu kombin kuş evlerini Euroflora'dan aldım.. İstanbul'da değilseniz Euroflora'nın satış sitesi Herdekora 'ya hem bu kuş evleri hemde başka aksesuarlar için mutlaka bir göz atın derim..



I always loved small bird houses.. They are very cute, fun and if you are lucky you might become the landlord of a sweet little family.. Although I am planning to use them outside for their real purpose for spring and summer months, now I hang them to our verandah which we are closing during winter months.. I really like the outcome...






Sunday, January 3, 2016

Hava soğuk ama içerler yaz olsun..

İki gündür süren dondurucu soğuklardan sonra Datça'da bugün havamız nihayet normale döndü..Buralara taşındığımızdan beri böylesine soğuk pek görmemiştik.. Dışarılarda yapılacak pek avare işler olmayınca hızla ev işlerine verdim kendimi.. En önemli iş ise Aralık ayında çok severek kullandığım kırmızılara veda etmek.. Dün yavaş yavaş bütün kırmızılı aksesuarları toparladım, kolilere koydum, bir dahaki Aralık ayına kadar kaldırdım..Sonra da Sahildeki Ev'in standart mavili günlerine dönmeye başladık.. Laf aramızda kırmızı güzel bir renk ama bir yerden sonra yoruyor insanı ve ben mavilerimi çok özlemişim.. 



 Yatak odası bizim evin en soğuk yeri oluyor.. Dün pek bir şey yapamamıştım orada ama baktım bu sabah güneş şıkırdıyor, oraya da hemen el attım, soğuk günlere inat sıcacık yaz atmosferini getirmeye çalıştım.. Yanda elektrikli battaniyenin kumandasını ve pofuduk terliklerimi görebilirsiniz ama olsun ortam yine de yaz gibi değil mi:))


Burada kullandığım örtü, evinizde biraz farklılık biraz bohem bir tarz istiyorsanız çok severek kullanabileceğiniz mandala desenli örtüler.. Hindistan'da ahşap kalıplar kullanarak basılıyorlar.. Ben Türkiye'de instagram üzerinden ulaşabileceğiniz soulmate.collective den aldım.. Tahmin ettiğim gibi de bir anda yatak odamıza yaz havasını getiriverdi..




 Bugün hava güzel olunca bizim tüylü çocukların hepsi kendilerini sabahtan sokağa attılar.. Normalde ben böyle yeni bir örtü serdiğimde özellikle Hestia ya da Ares mutlaka gelip kontrol ederler ve banada modellik yaparlardı.. Onlar olmayınca bugün iş Ares'in oyuncak kedisine düştü..:))

Harika bir gün diliyorum herkese..


First two days of the new year were really cold here.. We have experinced probably the coldest days since we moved to the beach.. So we all hang inside and I found the time to remove the red accesories I used to decorate the house for the new year.. Of course I immediately turned to my favorite blues and turquoises..

While it was freezing cold outside its so easy to bring the freshness of summer with these colors.. Here I used a mandala bed cover which was produced in India.. I found it thru the instagram account of soulmate.collective..

Hope you will all have a great day..